Akdeniz ve Güneydoğu'da yaygın olarak içilen şalgam suyu insanı gripten koruyor.Vücut direncini arttıran şalgam suyu insanı zinde hissettiriyor.
Şalgam suyu tüketiminin, grip başta olmak üzere soğuk algınlığı hastalıklarını, vitamin yönünden zengin olması nedeniyle önleyici olduğu bildirildi.
Adana'nın 82 yıllık şalgam suyu üreten firmanın yöneticilerinden Emre Göde, AA muhabirine yaptığı açıklamada soğuk havalar nedeniyle, tamamen doğal olan şalgam suyunun vatandaşlar tarafından tercih edildiğini söyledi.
Türkiye'nin dört bir yanından talepler geldiğini vurgulayan Göde, son dönemlerde bazı bölgelerde şalgam suyunun gazlı içeceklerin hakimiyetini kırmaya başladığını vurguladı.
Göde, ''Geçmiş yıllara göre satışlarımız ciddi arttı. Adana şalgamı çok seviliyor ve vazgeçilmiyor. Türkiye'nin her yerinde şalgam suyu üretilebiliyor ancak Adana şalgamının tadı başka'' dedi.
Şalgam suyunun bardağının 50 kuruştan, 1 liraya yükseldiğini, litresini de 3 liradan verdiklerini belirten Göde, misafirlik ve memleket ziyaretlerinde litrelerce şalgam suyunun Adana'dan başka illere götürüldüğünü kaydetti.
Şalgam suyunun Adana'nın sembolleşen içecekleri arasında yer aldığını vurgulayan Göde, vitamin deposu havuçtan elde edilen şalgamın, soğuk havalarla birlikte soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı da vatandaşlar tarafından tercih edilip tüketildiğini kaydetti.
-Vücut direncini artırıyor-
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lütfi Barlas Aydoğan, şalgam suyu tüketiminin grip başta olmak üzere soğuk algınlığı hastalıklarını, vitamin yönünden zengin olması nedeniyle önleyici olabileceğini kaydetti.
Şalgam suyunun tamamen havuçtan yapıldığını vurgulayan Aydoğan, vücut direncini artıran bu ürünün sadece yaz mevsiminde değil soğuk havalarda rahatlıkla tüketilebileceğini kaydetti.
-Şalgam suyunun yapılışı-
Şalgam suyu, mor havucun özü alınarak yapılıyor. Önce, bulgur unu mayalanıp bir hafta bekletiliyor, iyice ekşidikten sonra sulandırılıp, dut ağacından yapılan özel tahta fıçılara bırakılıyor. Ardından, mor havuç iyice temizlenip kaynatıldıktan sonra bu fıçılara konuluyor, üzerine de şalgam turpu yerleştiriliyor. Tahta fıçılarda bir hafta daha bekletilen bu karışıma tuz ilave ediliyor.
Fıçı içinde olgunlaştırılan şalgam, bekleme süresi sonunda süzülerek içime hazır hale getiriliyor. Şalgam suyuna acılı olarak içmek isteyenler için bir miktar süs biberinden elde edilen acı sos ilave ediliyor.
31 Mayıs 2013 Cuma
2 Mayıs 2013 Perşembe
YAPRAK NASIL BASILIR?
Malum bu aralar yaprak mevsimi. En azından öyle olduğunu 2 yıl önce öğrendim. Ve eğer salamura yaprağı hazır almak yerine, kendim yaparım hem temizliğinden şüphem olmaz hem de başından sonuna benim emeğim olur derseniz işte tarifi ;
Yaprak nasıl basılır ya da salamura edilir?
MALZEMELER:
5 kilo yaprak
1 kilo iri tuz (kaya tuzu ya da salamura tuzu da deniyor)
5 kiloyu alabilecek büyüklükte bidon (İlk kez yapanlar satıcıya sorarsa onlar da yönlendiriyor)
Doğrusu ben de ilk kez 2 ıl önce denedim, ama o kadar güzel yapmışım ki hala o zamAndan kalan yaprağım var ve sapasağlam duruyor. Üstelik bu işin otoritelerinden de tam not aldı. Tarifimi güvenerek uygulayabilirsiniz.
İşe öncelikle yaprak almakla başlamalısınız. Alacağınız yapraklar küçük, damarları ve kendisi ince olmalıdır. Yaprağın arası çok ayrık olmamalı. İri damarlı yaprakları almaktan kaçının.
İlk olarak 1,5 litre suyu kaynatarak içine 4-5 çorba kaşığı tuz atarak eritin. Tuz oranının istendiği kadar olduğunu anlamak için yumurta koyarak bakılıyor, eğer yumurta suyun yüzünde kalıyorsa tuz oranı istenen kıvama gelmiş kabul ediliyor. Ama ben bu yöntemi uygulamıyorum.
Kaynattığınız ve tuz eklediğiniz bu suyun soğuması gerekiyor. En çabuk soğuyacağı yere kaldırın. Aldığınız yaprakları yukardaki gibi üstüste gelecek şekilde dizin.
Bu yapraklardan 8-10 tane alarak (parlak kısımları içte kalacak şekilde) saplarının olduğu kısma fotoğraftaki gibi yaklaşık 1 tepeleme çay kaşığı kadar tuz koyun ve yaprağınızı sarın.
Tuzlayarak sardığınız yaprakları, fotoğraftaki gibi, bidona düzgün şekilde dizin. Arada bir bastırarak aralarda boşluk kalmasını engelleyin.Tüm yaprakları sararak bastıktan sonra son olarak tamamen soğuduğuna emin olduğunuz tuzlu suyunuzu yavaş yavaş ekleyin.
Yapraklar suyu ekledikten sonra inecektir. Sığmayan yapraklarınız varsa oluşan bu boşluğu tekrar doldurabilirsiniz. Ayrıca kapağı kapamadan evvel ince uzun bir bıçak veya benzeri bir şeyi kullanarak yandan (içine sokarak) havasını alın.
Yaprak nasıl basılır ya da salamura edilir?
MALZEMELER:
5 kilo yaprak
1 kilo iri tuz (kaya tuzu ya da salamura tuzu da deniyor)
5 kiloyu alabilecek büyüklükte bidon (İlk kez yapanlar satıcıya sorarsa onlar da yönlendiriyor)
Doğrusu ben de ilk kez 2 ıl önce denedim, ama o kadar güzel yapmışım ki hala o zamAndan kalan yaprağım var ve sapasağlam duruyor. Üstelik bu işin otoritelerinden de tam not aldı. Tarifimi güvenerek uygulayabilirsiniz.İşe öncelikle yaprak almakla başlamalısınız. Alacağınız yapraklar küçük, damarları ve kendisi ince olmalıdır. Yaprağın arası çok ayrık olmamalı. İri damarlı yaprakları almaktan kaçının.
İlk olarak 1,5 litre suyu kaynatarak içine 4-5 çorba kaşığı tuz atarak eritin. Tuz oranının istendiği kadar olduğunu anlamak için yumurta koyarak bakılıyor, eğer yumurta suyun yüzünde kalıyorsa tuz oranı istenen kıvama gelmiş kabul ediliyor. Ama ben bu yöntemi uygulamıyorum.
Kaynattığınız ve tuz eklediğiniz bu suyun soğuması gerekiyor. En çabuk soğuyacağı yere kaldırın. Aldığınız yaprakları yukardaki gibi üstüste gelecek şekilde dizin.
Bu yapraklardan 8-10 tane alarak (parlak kısımları içte kalacak şekilde) saplarının olduğu kısma fotoğraftaki gibi yaklaşık 1 tepeleme çay kaşığı kadar tuz koyun ve yaprağınızı sarın.
Tuzlayarak sardığınız yaprakları, fotoğraftaki gibi, bidona düzgün şekilde dizin. Arada bir bastırarak aralarda boşluk kalmasını engelleyin.Tüm yaprakları sararak bastıktan sonra son olarak tamamen soğuduğuna emin olduğunuz tuzlu suyunuzu yavaş yavaş ekleyin.
Yapraklar suyu ekledikten sonra inecektir. Sığmayan yapraklarınız varsa oluşan bu boşluğu tekrar doldurabilirsiniz. Ayrıca kapağı kapamadan evvel ince uzun bir bıçak veya benzeri bir şeyi kullanarak yandan (içine sokarak) havasını alın.Sarmayı yapacağınız zaman ihtiyacınız kadar yaprağı kaynamış suda biraz bekleterek tuzundan arındırmış olacaksınız.
AFİYET OLSUN.
4 Ocak 2013 Cuma
Yaz aylarında muhteşem üçlü

İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru, yaz aylarındaki hamileliklerde su başta olmak üzere, ayran, süt ya da az şekerli limonata gibi içeceklerin su ihtiyacını karşılamak açısından önemli olduğunu belirterek, “Gebelerin, yaz aylarında sıvı tüketiminde, gazlı ve şekerli içeceklerden kaçınması doğru olur” dedi.
Prof. Dr. Buyru, yaptığı yazılı açıklamada, yaz aylarında sıcaktan en çok etkilenenlerin başında hamilelerin geldiğini ve yaz gebeliğinin diğer mevsimlerde yaşanan gebeliklere göre daha zor geçtiğini belirtti.
MUHTEŞEM ÜÇLÜ: SU AYRAN SÜT
Gebeleri yaz aylarında en çok susuzluğun etkilediğini aktaran Buyru, şunları kaydetti:
“Yaz aylarında, günler uzun ve sıcak. Sıcak hava ve susuzluk gibi durumlar, gebeleri etkileyebiliyor. Yaz aylarındaki gebelikte, su başta olmak üzere, ayran, süt ya da az şekerli limonata gibi içecekler su ihtiyacını karşılamak açısından çok önemli. Ayrıca, gebelerin, yaz aylarında sıvı tüketiminde, gazlı ve şekerli içeceklerden kaçınması doğru olur.”
"GEBELER SIK SIK AMA AZ YEMELİ"
Prof. Dr. Buyru, gebelerin şeker ve tansiyonunun düzenli seyretmesi için sık sık yemek yemesi gerektiğini vurgulayarak, “Hamilelerin çok uzun süre aç kalmaması, sık sık yemesi gerekiyor. Bu, hamilelerin tansiyon ve şekerinin düzenli seyretmesi açısından önemli. Uzun süren açlık dönemleri sonrasında, gebenin şekerinin düşmesi söz konusu olabilir. Daha küçük öğünlerle sık sık beslenme, dikkat edilmesi gereken bir konu” ifadelerini kullandı.
Yaz aylarında hamilelerin sıcaktan bitkin düşmemeleri için uykularına da her zamankinden daha fazla dikkat etmesi gerektiğine işaret eden Buyru, şunları kaydetti:
“Uyku çok önemli. Uyku saatlerine dikkat etmek gerekiyor. Eğer anne adayı çalışmıyorsa öğlen saatlerinde 1-2 saatini uykuyla geçirebilir. Öte yandan, imkan varsa yaz aylarında yüzmek, gebeler açısından yapılabilecek en iyi egzersizlerden biridir. Fakat enfeksiyon kapmamak için ıslak mayo ile oturmamaları gerekiyor. Yazın dikkat edilecek konulardan biri de öğlen direkt güneş ışığının olduğu saatlerde dışarıda dolaşmamak ve bu saatleri istirahat ederek geçirmektir. Yaz aylarında çalışan hamileler, çalışmayanlara göre daha çok zorlanıyor. Hamileler, çok uzun süre oturarak çalışmamalı, saat başı kalkıp hareket etmeli ve sıvı tüketmeli. Ayrıca, öğlen saatlerini
MUHTEŞEM ÜÇLÜ: SU AYRAN SÜT
Gebeleri yaz aylarında en çok susuzluğun etkilediğini aktaran Buyru, şunları kaydetti:
“Yaz aylarında, günler uzun ve sıcak. Sıcak hava ve susuzluk gibi durumlar, gebeleri etkileyebiliyor. Yaz aylarındaki gebelikte, su başta olmak üzere, ayran, süt ya da az şekerli limonata gibi içecekler su ihtiyacını karşılamak açısından çok önemli. Ayrıca, gebelerin, yaz aylarında sıvı tüketiminde, gazlı ve şekerli içeceklerden kaçınması doğru olur.”
"GEBELER SIK SIK AMA AZ YEMELİ"
Prof. Dr. Buyru, gebelerin şeker ve tansiyonunun düzenli seyretmesi için sık sık yemek yemesi gerektiğini vurgulayarak, “Hamilelerin çok uzun süre aç kalmaması, sık sık yemesi gerekiyor. Bu, hamilelerin tansiyon ve şekerinin düzenli seyretmesi açısından önemli. Uzun süren açlık dönemleri sonrasında, gebenin şekerinin düşmesi söz konusu olabilir. Daha küçük öğünlerle sık sık beslenme, dikkat edilmesi gereken bir konu” ifadelerini kullandı.
Yaz aylarında hamilelerin sıcaktan bitkin düşmemeleri için uykularına da her zamankinden daha fazla dikkat etmesi gerektiğine işaret eden Buyru, şunları kaydetti:
“Uyku çok önemli. Uyku saatlerine dikkat etmek gerekiyor. Eğer anne adayı çalışmıyorsa öğlen saatlerinde 1-2 saatini uykuyla geçirebilir. Öte yandan, imkan varsa yaz aylarında yüzmek, gebeler açısından yapılabilecek en iyi egzersizlerden biridir. Fakat enfeksiyon kapmamak için ıslak mayo ile oturmamaları gerekiyor. Yazın dikkat edilecek konulardan biri de öğlen direkt güneş ışığının olduğu saatlerde dışarıda dolaşmamak ve bu saatleri istirahat ederek geçirmektir. Yaz aylarında çalışan hamileler, çalışmayanlara göre daha çok zorlanıyor. Hamileler, çok uzun süre oturarak çalışmamalı, saat başı kalkıp hareket etmeli ve sıvı tüketmeli. Ayrıca, öğlen saatlerini
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız
Mutluluk Duyarız




